WEB-SİTESİ
WEB-SİTESİ
6666
WEB-SİTESİ

Gitmediğin yer, senin değildir

Bartın, dört tarafı sularla çevrili: “Suların ilahı” bir şehir.

12 Ağustos 2015 Çarşamba, 10:12
Gitmediğin-yer,-senin-değildir

Gitmediğin yer, senin değildir.
Bartın, dört tarafı sularla çevrili: “Suların ilahı” bir şehir.

Evet, evet…Aynen başlıktaki gibi: “ Gitmediğin yer, senin değildir” Bu sözü biraz açarsak, hiç keşfetmediğin yeri ilk defa gidiyor ve keşfediyorsan, artık o keşfin tadını çıkarmalısın. O yer sana aittir. Fakaaaat: Hiç gitmediğin yer de senin değildir, müsaadenle. Hem nasıl senin olabilir ? Öyle değil mi?

Çocukluk yıllarımın Bartın’ından bahsediyorum. Hani o hiç tüketemediğim, çoğaldıkça çoğalan çocukluğuma dönüş özlemi olan o yerdeyseniz, bütün anılar bir bir gözünüzün önüne geliverir. Kurtulamazsınız.

Velhasıl, çocukluğum daima cebimde dolaşırım ben. Onu hep taşırım, her yere götürürüm.. Hele hele Bartın’a gitmişsem, orada kendimi bile tanıyamam. Birden çocuklaşıveririm. Ben bile tutamam kendimi.

İster inanın, ister inanmayın. Ben hala daha çocukluğumda bindiğim söğüt dalından yapılma atımı arıyorum. Amaaaa. Sıkı durun. Tam 60 yıl sonra, atımı bağladığım çiviyi buldum. Ben çakmıştım, atımın ipini oraya dolardım. Kiralık evimizin yan duvarına çakmıştım. Paslanmış ve eğrilmiş olarak onu bulmayayım mı? Birden gözlerim yaşardı. Bir hoş oldum. O sevimli atımı aradım. İçimden geçirdim acaba nerelerdedir diye. İnanmadınız değil mi? Valla ne diyeyim. İnanılacak gibi değil, Haklısınız, haklısınız…

Bir nezaket ziyareti yapayım dedim Bartın’ın yeni Emniyet Müdürüne. İsmi İsa Aydoğdu. Şırnak’tan gelmiş. Ciddi bir yüzü var. Ama kendisine göre yüzüm asık değildir dedi. Ama, babam dahil, bizim birader ve yeğenim, de emniyet müdürü idiler. Yüzleri hep asıktı. Birader Muhsin Cellek “ Eee, n’apalım, öyle durmağa mecburuz” demişti sorduğumda. İsa Beyi, vazife şuuru yüksek ve duygulu gördüm.

Konuşuyorduk. Babamın resmi, sizin binanın alt salonunda asılı dedim. İlgilendi. Görmek istedi. Çok ince nezaketi var.. Birlikte indik ve resimleri kucaklayarak birlikte poz vermemi istedi. Bu sefer de ben duygulandım.

Babamın Bartın’a ikinci tayin oluşuydu. İkincisinde terfi etmişti. Kendisi İstiklal Madalyası sahibi ama, KUT savaşçısı. Milli kurtuluş için Sakarya’dan itibaren harbe katılmış. Bartın’da 8 yıl aralıklı Emniyet Amiri olarak görev yaptı.

Bartınlıları çok severdi. O şimdi, Bartınlıları ve Emniyetin himayesi altında, Müdürlük binasının duvarlarında resimleri asılı. Ne mutlu bir olay. Babam, sevdiklerinin arasında yaşıyor. Müdürle birlikteki resim için, teşekkür ederim. Nezaket gösterdi.

Oradan, yaşadığım mahalle olan Asma Mahallesine geçtim. Evimizin yanı başındaki Zonguldak Valisi Halit Aksoy’un 1944 yılında yaptırdığı çeşmeyi görünce, içim sızladı. Yer yer mermeri çatlamış, mahvolmuş. Bartınlı kızlar, bu çeşme başında, sevgililerine randevu verirlerdi. Sık sık kavgalar da ederlerdi. Su sırasından mı, etraflarda dolaşan sevgililer yüzünden mi, bilinemezdi.

Başkan Akın’dan rica ediyorum. Şu çeşmeyi ıslah için, bir el atıverse diyorum. Buradan bol bol dua ederim kendisine. Bu çeşme, Bartın’ın simgesidir aynı zamanda.

Oradan karşıki komşularımıza geçtim. Harun Alemdar’lara. Çocukluğumuzu ağabeylerindendi. Eşi Sevim Alemdar, diğer komşumuz Aysel Oktay Halulu’larla eskileri yad ettik. Hep “Di’li geçmiş zamanı kullandık. Rahmetli Pertev Halulu da ağabeylerimizdendi. Futbol maçında pas isterken, “ Lütfen” derdi. Şimdi böyle insan kalmadı.

Halulu’ların muhteşem evleri var. Eski Rum evlerinden. Ev çok bakımlı. Çiçeklerin arasına gömülmüş.

Bir mazi ki, anıldıkça, deşeledikçe, eskinin kıvrımları arasında, zaman tünelinde kayboluyorsunuz. Ve “gitmediğin yer, senin değildir” diye de tekrarlıyoruz.

KAYNAK: Muzaffer Cellek

 

You must be logged in to post a comment Login